OSTEOPOROZ

Kemik kütlesinin azalması sonucu kırık riskinin artmasıdır.Kemik yapım ve yıkım dengesi yapım aleyhine bozulur. Menopoza girdikte sonraki 6-10 yıl postmenopozal osteoporozdur.Sonrasına senil(İhtiyarlığa bağlı) osteoporoz adı verilir.

Osteoporozda kemik yapısı ve mineralizasyon normaldir ancak yoğunluğu düşüktür
Toplam kemik kütlesi %20 azaldığında osteoporoz olmuştur.

Osteopeni ise kemik yoğunluğundaki azalmadır ,Osteoporoz osteopeninin ilerlemiş halidir .

Osteoporoz Patolojisi:

Önce osteoklastlar kemiği yıkarak oyuk oluştururlar. Daha sonra osteoblastlar yeni kemik oluşturarak bu oyuğu doldururlar. Oluşan oyuğun yeterince doldurulamaması ve trabeküler kemikte yeni oyuklar meydana gelmesi osteoporozu oluşturur. Kemik oluşumu ile yıkımı arasındaki denge bozulmuştur.

POSTMENOPOZAL OSTEOPOROZ

Menopozdan sonra kadınlar östrojen eksikliğine bağlı olarak hızlı bir şekilde trabeküler kemik kaybına uğrarlar ,kortikal kemikteki kayıp daha azdır.Menopozdan sonraki 5 yıl içinde , yıllık ortalama %3 oranında kemik kaybı olduğu kabul edilmektedir
Östrojenler kemiği paratiroid hormonunun yıkıcı etkisine karşı korurlar. Östrojen azalınca normal düzeydeki paratiroid hormonu seviyeleri bile aşırı rezorbsiyon meydana getirmektedir.
Tüm postmenopozal kadınlarda östrojen eksikliği olmasına karşın kemik kaybı aynı oranda değildir .

Öyleyse östrojen eksikliği yanında başka faktörler de rol oynamaktadır :

  • Postmenopozal dönemde kalsitonin seviyesinin düşmesi ,
  • Osteoklastik aktivitenin artıp,osteoblastik aktivitenin azalması,
  • Beslenmenin bozulması ,
  • Fiziksel aktivitenin azalması

SEKONDER OSTEOPOROZ

  • Primer hiperparatiroidizm
  • Tirotoksikoz (Tiroid bezinin aşırı hormon salgılaması)
  • Cushing (Böbreküstü bezinden aşırı kortizon ve hidrokortizon salınıp yüz, boyun, gövde şişmesi,deri kızarıklığı,halsizlik,osteoporoz,dış genital organ atrofisi vs ile karakterize hastalık)
  • Diabetes mellitus
  • Hipogonadizm (cinsiyet bezlerinin yetersiz hormon salgılaması,erkekte testis,kadında overlerin yetersiz salgı meydana getirmesi

RİSK FAKTÖRLERİ

1)Genetik Faktörler

  • Beyaz ırk veya Asya orijinli kadınlar
  • Sarışın,mavi gözlü,ince ciltli,minyon tip
  • Ailede osteoporoz öyküsü
  • Geç ve /veya düzensiz menstruasyon

2)Durağan yaşam veya aşırı egzersiz

3)Erken menopoz

4)Beslenme durumu

  • Hayatı boyunca düşük kalsiyumlu gıdalarla beslenme, Vejeteryan diyet ,
  • Süt intoleransı ,
  • Aşırı alkol , kahve tüketimi
  • Özellikle menopozdan sonra aşırı protein tüketimi ,
  • Sigara .

5)Osteoporoza neden olan ilaçların kullanımı

6)Osteoporoza neden olan hastalıklar geçirilmesi

ERKEKLER İÇİN GENEL RİSK FAKTÖRLERİ

  • İnce beden yapısı
  • Zayıflık
  • Orta veya fazla derecede alkol tüketimi
  • Az kalsiyum tüketimi
  • Düşük testosteron seviyesi
  • Daha evvel kırıkların olması
  • Düşme hikayesi
  • Kortikosteroid tedavisi

KLİNİK BELİRTİLER

Kemik kaybı pek belirti vermez. Kemik kırık eşiğine geldiği zaman en ufak bir darbe bile kırığa neden olabilir. En sık rastlanan kırıklar bilek, femur ve vertebra kırıklarıdır.Çoğu zaman bilek kırıkları ameliyat gerektirirler ve bir deformasyon bırakabilirler. Omurga kırıkları 2-3 hafta ağrı yapar, daha sonra ağrı geçebilir veya kronik hal alabilir. Boyun kısalmasına neden olabilir.Femur kırıkları cerrahi müdahale gerektirir.  Hastalarda spontan veya minimal travmalara karşı gelişen ağrı bulunur. Vertebra kırıklarına ait ağrılar sırt ağrısı ile kendini gösterebilir. Bacaklara doğru yayılım olabilir. Hastalar yataktan kalkmada zorluk çekerler. Postmenopozal kadınlarda görülen osteoporotik kırıkların esas nedeni trabeküler elemanların kaybı ve trabeküller arası ilişkinin bozulmuş olmasıdır. Trabeküler ilişkinin bozulması kemik yapısını zayıflatmaktadır. Çoklu kırıklar sonucu hastaların boylarında kısalma ve kifoz görülür. Paravertebral spasm görülebilir. Daha çok lomber vertebralarda(bel tarafında) görülür fakat nörolojik bulguya neden olmaz.

TEDAVİ VE KORUMA

Genel Önlemler

  • Kalsiyum yönünden zengin diyet ( süt ürünleri )
  • Fiziksel aktivitenin arttırılması (uygun jimnastik,yürüyüş,yüzme,bisiklete binme,vs .. )
  • Duruş egzersizleri ,
  • Hatalı duruşların önlenmesi ,( yatarken , otururken , çalışırken )
  • Omurganın zorlanmasından kaçınma,(sırt disiplini )
  • Hareketsizlikten kaçınma (yatak istirahati sadece kırıklar yeniyken,bel korsesi sadece gerekli olduğu sürece )
  • Ayakkabıların uygun yapıda olması ,
  • Aşırı zayıflıktan kaçınılması ,
  • Sigara içilmemesi .

Osteoporoz için uzun yıllardan beri kullanılan en güvenilir tedavi yöntemlerinden biri Calcitonin'dir. Enjektabl formu bulunabildiği gibi, en sık kullanılan formu nazal sprey (burun spreyi ) şeklindedir. İlaç, burun mukozasından emilerek doğrudan kana karışmaktadır.
Salmon kalsitonin'e FDA tarafından kemiğin Paget hastalığı, Hiperkalsemi ve Postmenopozal osteoporoz tedavisinde kullanımı için onay verilmiştir.

Kalsitonin, osteoklast rezorbsiyonu inhibe eder. Mineralizasyonu artar. Kollajen sentezi ve non-kollajen proteinleri artar.Anabolizan etki gösterir.

Klinikte domuz,insan,salmon ve yılan balığı kalsitoninleri kullanılmıştır.Salmon kalsitoninin reseptör bağlantı bölgelerine diğerlerinden daha fazla afinite gösterir.

Ayrıca salmon kalsitonini metabolik parçalanmaya karşı daha dayanıklıdr.

Kalsitonin tedavisi uygulanan hastalarda analjezik etki de görülür.


Kuvvetli bir ajan olan kalsitoninin, yaşlı osteoporotik hastalarda kullanımı dahi oldukça güvenli gözükmektedir. Yan etkileri azdır.

Kalsitonin ayrıca,immobilize paraplejik hastalarda kemik kaybını önlenmesi, Sudeck atrofisi tedavisi, glukokortikoid tedavisi gören hastalarda ,ve malign hastalıklarda görülen kemik kaybının tekrar kazanılması için kullanılır



[Ana Sayfa]   [Hakkımızda]   [Ürünlerimiz]   [İletişim]   [Tedavi Alanlarımız]   [İnsan Kaynakları]   [Yasal Uyarı]   [English]  

Bu Sayfa 06/01/2009 tarihinde güncellenmiştir.
[ Tasarım & Uygulama : gtech ]